BAUMUS Avrupa Sosyal İnovasyon Yarışmasına Katıldı

  • Eklendiği Tarih : 08/04/2016

Avrupa Birliği’nin 2012 yılından beri her sene düzenlediği Sosyal İnovasyon Yarışması’na bu sene BAUMUS ekibi dört ayrı projeyle katıldı. Daha önceki senelerde büyüme ve iş olanakları yaratma gibi farklı temalarla katılımcıları zorlayan yarışma, bu sene mültecilerin entegrasyonuna yönelik çalışmalara odaklandı. Bu bağlamda mültecilerin eğitimi, çalışma şartları, barınma ve sağlık olanaklarına ulaşımı, güvenliği ve toplumsal uyumuna yönelik projeler yarışmaya kabul edildi. Bahçeşehir Üniversitesi yarışmaya toplamda beş projeyle başvurdu, dördü BAUMUS tarafından tasarlandı. TÜRKMER’in geliştirdiği projede ise BAUMUS destekleyici olarak yer alıyor.

BAUMUS’un geliştirdiği projelerin ilki olan Açık Diyalog + Açık Kapı (Open Dialogues + Open Doors), mültecilerin barınma konusundaki sıkıntılarını ortadan kaldırmayı, bu sırada da geldikleri ülkelerde kendi sosyal ağlarını oluşturabilmelerini amaçlıyor. Ev sahipleri ile potansiyel kiracıları arada emlakçı olmadan bir araya getiren bir model olarak tasarlanan proje, emlak piyasasındaki yabancılara karşı değişen fiyatlar karşısında mültecilerin girdiği zor durumu yok etmeyi amaçlıyor. Bölgelerde kiraların oransız artışı yerel halkta da tepkiye sebep olurken, bu model sayesinde ev sahipleri mültecilerle birebir iletişime geçiyor ve pazarlık yapabiliyor. Böylece hem Suriyeliler makul fiyatlarla barınma olanaklarına ulaşabilirken hem de aracılardan kaynaklanan fiyat uçurumları engelleniyor, böylece bölgede oturanların yükselen fiyatlarla duyduğu huzursuzluk ortadan kalkıyor. Bu süreçte kurulan diyaloglar sayesinde karşılıklı kültürler barınma alışkanlıklarını paylaşabiliyor. Projenin ikinci ayağında bu bir araya gelen toplulukların oluşturduğu ağlar yoluyla mültecilerin iş arayışı gibi süreçlerde kalıcı ve düzenli seçeneklere ulaşabilmesi sağlanıyor. Böylece mültecilerin bulundukları yerlerdeki sosyal entegrasyon süreci daha akıcı işliyor.

Bununla beraber Kırsal ve Çokkültürlü bir Cazibe Alanı Kurmak (Framing an Attractor Rustic and Multicultural FARM) projesi mültecilerin kamplarda veya şehirlerde yaşamın arasında sıkışmasına çözüm getiriyor. Kamplarda üretmeden yaşamak zorunda kalan veya şehir ortamında sıkıntılarla karşılaşan Suriyelilere, üçüncü bir seçenek sunarak onlara kırsalda bir yaşamın önünü açıyor. Proje kapsamında kırsalda yaşamak isteyecek Suriyelilerle birlikte, şehir hayatından yorulan öğretmen, doktor gibi kalifiye hizmet sektörü öncelikli vatandaşlar da destekleniyor. Böylece herkesin yeni gelen konumunda olduğu bu köyler ve kırsal yerleşimlerde mülteciler toplumda ayrık durumda kalmıyor, beraber kalkınma yerel ile göçmen arasındaki bağları güçlendiriyor ve mültecilerin barınmaları ve çalışmaları için yeni ortamlar yaratılmış oluyor.

Bir diğer proje olan BAUMUS Dayanışma Topluluğu (BAUMUS SolidARiTy Ensemble S-ART-E), mülteciler ve ötekileştirilmiş grupları sanatla birleştirmeyi hedefliyor. Bu gruplardaki yer alan, birçok sanat dalından amatör veya profesyonel sanatçılarla kurulacak olan ekiple düzenli workshoplar ve performanslar düzenleyerek hem mültecilerin ve ötekileştirilenlerin kendini ifade etmesi için alan oluşturulacak, hem de herkesin sanata rahatlıkla ulaşması sağlanacak. Farklı kültürlerden sanatçıların bir araya geldiği projede farklılıklarını koruyarak bir harmoni yaratan ekip, kültürlerin kaynaşmasında da etkin olacak. Performanslar bilet ile giriş yerine tip bırakma sistemiyle ilerleyecek ve şehrin merkezi noktaları dışında da aktif olarak yer alacak. Böylece sanat ile izleyenler arasındaki yabancılaşma ortadan kalkacak ve etkinlikler herkes için ulaşılabilir olacak. Proje jazz müzik temelinden planlansa da resim, heykel, mutfak sanatları gibi birçok alandan sanatçı yer alacak.

Son olarak Finlandiya’nın bebek politikasının mültecilerin özel ihtiyaçlarına uyarlanmasıyla ortaya çıkan Sığınmada yeni hayat için Fresh Start bebek kutuları (Fresh Start), artan bebek ölümlerinin önüne geçmeyi hedefliyor. Bebeğin ilk beşiği olarak da kullanılabilen kutular, doğumla birlikte ailelere verilecek ve bebeğin ilk ihtiyaçlarını karşılayacak. Hem yeni doğanların sağlıklı bir hayata başlamasını sağlayak olan ürün, ayrıca kayıt şartı ve düzenli kontrol zorunluluğla gelecek. Böylece kayıt sürecinde yaşanan sıkıntılar, çocuk ve aileleri üzerinden azaltılmış olacak. Mültecilere iletilen kutularda, geldikleri ülkedeki prosedürler ve haklar ile ilgili bilgilendirici kılavuzlar yer alacak, böylece bilinçsizlikten kaynaklanan sağlık ve entegrasyon sorunlarının daha aza indirgenmesi hedeflenecek.

TÜRKMER’in hazırladığı Drama ve Dil Eğitimiyle Suriyeli Mülteci Çocuklara Bir Gelecek Yaratmak (Culture Train) adlı proje ise 300 bin Suriyeli çocuğun Türkçe öğrenmesini sağlayacak. Okula başlamadan önce dört aylık bir kurs programıyla çocukların eğitim sırasında yaşadıkları dil problemlerinin önüne geçilecek. Pilot çalışmalarına başlanan projenin detaylarını bu linkteki haberimizden inceleyebilirsiniz.

Geçen sene 1400 projenin katıldığı, yüksek rekabetin yaşandığı Sosyal İnovasyon Proje Yarışması’na gönderilenler arasından sadece 30 yarı finalist Haziran başında açıklanarak Berlin’de konu üzerine eğitime davet edilecek. Eylül sonunda 10 finalist Brüksel’deki ödül törenine davet edilecek ve kazanan 3 proje 50 000 € hibe ile ödüllendirilecek.

Rapor Grüntüle