Berlin-İstanbul Konferans Serisi

  • Eklendiği Tarih : 08/11/2016

27-28 Ekim 2016 tarihlerinde Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü’nde gerçekleşen Berlin-İstanbul Konferans Serisi’nin ilk toplantısında iki şehrin arasındaki tarihsel bağ ve göç dinamikleriyle beraber son mülteci akımının etkisi karşılaştırmalı olarak incelendi. Doktora seviyesindeki araştırmalara odaklanan etkinliğin İstanbul ayağı Bahçeşehir Üniversitesi Göç ve Kent Çalışmaları Merkezi (BAUMUS) tarafından düzenleniyor. Almanya ve Türkiye’nin yanısıra Suriye, İngiltere, İtalya, Fransa ve Mısır farklı ülkelerin seçkin üniversitelerinden gelen uzmanların katılımı ve uluslararası katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşen etkinlikte son on yılda artan göç akını, Berlin ve İstanbul eksenlerinde mülteci alan şehirlerin durumu, mültecilerin şehir alanına yaptığı etki, yeni oluşan göç yolları ve Berlin-İstanbul arasında var olan 50 yıllık göç bağı tartışıldı. İki metropolün arasındaki eğitim, iş, mühendislik, teknoloji, mimari, şehir planlama ve kültürün karmaşık geçmişini göz önünde bulundurarak değerlendirme yapılırken mülteciler ve şehir alanı ayrımcılık, konut, eğitim, toplumsal cinsiyet, sağlık, yemek, siyasi katılım, dayanışma, sivil toplum, kayıtdışılık, hareketlilik ve geçicilik kavramları üzerinden konuşuldu. Sunulan araştırmalar ve düzenlenen tartışmalar herkesin katılımına açık olarak 27-28 Ekim’de Bahçeşehir Üniversitesi’nde ilk etkinlikte düzenlendi. Serinin ikinci etkinliği ise 24-25 Kasım’da Berlin’de gerçekleşecek.

Perşembe günü gerçekleşen ilk oturum, BAU Berlin kampüsünden sosyal antropolog Dr. Barış Ülker’in açılış konuşmasıyla başladı. Berlin-İstanbul arasında daha çok Suriyeli mülteciler konusunda yapılan panelde ilk iki konuşmayı Yıldız Teknik, İstanbul Teknik ve Scuola Normale Superiore Üniversiteleri doktora öğrencileri üstlenirken kent mekanının yeni üretimi, mülteciler için oluşan dayanışma ağları ve örgütlenmeleri ile İstanbul-Berlin arası sosyal sınırlar konularında yaptıkları çalışmaları anlattılar. Oturumun son konuşmacısı ise Bahçeşehir Üniversitesi Göç ve Kent Çalışmaları Merkezi (BAUMUS) direktörü Doç. Dr. Ulaş Sunata gerçekleştirdi. Mülteci oluş ve mülteciyi anlamak terimleri üzerinde durarak Türkiye’de Suriyeli olmanın tartışmasını yapan Sunata, bu bağlamda Suriyeli mültecilerle ilgili olarak tamamladığı Antep-Kilis, İzmir-Bodrum ve İstanbul saha çalışmalarının gösterimini yaptı. Artık Avrupalı bir mülteci tanımıyla devam edilemeyeceğini çünkü Türkiye’de Suriyeliler fenomenin göç ve kent çalışmalarında yeni bir çağ yarattığının altını çizdi.     

İkinci oturumda kent mekanının yeniden üretimi tartışıldı. Eski Halep’te tarihin izlerini okuyan çalışmaların nasıl yapıldığını anlatan Mouhanad Aboudan kent tarihinde mimarinin önemini vurguladı. Ardından Ezgi Tuncer Gürkaş ve Burcu Tüm yemek kültürünün izlerini takip ederek İstanbul’daki Suriyelilerin buradaki yaşamı ve yerleşimine ışık tuttu. Seran Demiral’ın sunumu son dönemde İstanbul’da oluşan yeni kent kültürünü tartışırken, sınıfsal çatışmalara da değindi. Oturumun son konuşmacısı BAUMUS Yönetim kurulu üyesi mimar Yrd.Doç.Dr. Nilay Ünsal, İstanbul’da mültecilerin barınma deneyimlerini işlerken kentin üretimini Suriyelilerin konut ve konut anlatıları üzerinden anlattı.

Etkinliğin ikinci gününde gerçekleşecek üçüncü oturumda güvenlik ve nüfus konuları tartışıldı. İstanbul Üniversitesi ve University of Warwick’ten gelen katılımcıların mülteci kimliğinin oluşumu ve geleceğiyle sığınmacıların yüzleştiği güvenlik sorunlarını işledi. Oturumun son sunumunda Prof.Dr. Deniz Yükseker, Türkiye’nin tarihi boyunca göçü nasıl yönettiğine değindi. 

Son oturum kimlik ve sınırları tartışmak için toplandı. Bu oturumda Bologna University, Sorbonne University ve American University of Cairo’dan gelen katılımcılar göçmen ve kent olarak kimliklerin oluşumunda sanat ve iş bağlantıları ekseniyle beraber nefret söylemi üreten alanların karşısında uzlaşmacı mekanların inşasını tartıştı. Etkinliğin son sunumunda Yrd.Doç.Dr. Cavidan Soykan’ın sunumuyla 2016 yılında yapılan AB ile Türkiye anlaşması ve mültecilere etkisi konuşuldu.

 

Etkinlik Görüntüle