BAUMUS "Suriyeli Çocukların ve Gençlerin Güçlendirilmesi Çalıştayı"na Katıldı

  • Eklendiği Tarih : 17/05/2016

4-5 Mayıs 2016 tarihlerinde, Şanlıurfa’da GAP İdaresi Bölge Kalkınma Başkanlığı ve UNICEF işbirliğinde “Suriyeli Çocukların ve Gençlerin Güçlendirilmesi Çalıştayı” düzenlenmiştir.

Çalıştayın ana hedefi, Suriyeli gençlerin karşılaştığı temel sorunları tespit edip onlara yönelik somut çözüm önerileri üretmekti. Bu bağlamda öncelikle Türkiye’de bulunan Suriyelilerin mevcut durumu özetlenip katılımcılara sunuldu. Ardından GAP İdaresi ve UNICEF İşbirliği Protokolü imza töreni gerçekleştirildi ve sonrasında grup çalışmalarına başlanıldı. Sorunlar “Gençlik”, “Eğitim” ve “Sivil Toplum Kuruluşları” başlıkları altında üç grup halinde ele alınarak  incelendi ve bir günlük çalıştayın sonunda tüm katılımcılar ile paylaşılıp tartışıldı  Bu raporda, özellikle gençlik ve eğitim konu başlıkları altında tespit edilen temel sorunlar ve tartışılan çözüm önerilerine yer verilmiştir.

Gençlik ve eğitim gruplarının tespit ettiği öncelikli sorunlar; genç istihdamının önündeki engeller, eğitime erişim sorunları, dil sorunu, sosyal uyum problemleri, psikososyal destek eksikliği ve çocuk yaşta evlilik ve çocuk işçiliği idi.

Bu sorunları çözümlemeye yönelik Suriyeli gençlerin öncelikle bilgi ve beceri düzeylerinin tespit edilmesinin gerektiği tartışıldı. Bunun akabinde halihazırda bulunan meslek kurslarına ve diğer istihdam mekanizmalarına erişimlerinin sağlanması gerektiğinin altı çizildi. Aynı zamanda, akademik eğitim alanındaki engellerin kalkması gerektiğini ve üniversitelerde ek kontenjanların arttırılması ile Suriyeli gençlerin üniversitelere erişimlerinin kolaylaştırılması gerektiğine dikkat çekildi. Özellikle ise denklik prosedürünün hızlandırılması adına, Suriyeli akademisyenlerin de içinde bulunduğu ilgili komisyonların kurulması önerildi. Bu komisyonlar, Suriyeli gençlerin mülakat yoluyla eğitim seviyelerini tespit ederek akademik eğitime daha doğrudan ve kolayca erişimlerini sağlayabilir. Eğitim konusunu ele alırken sırf okul ve akademik eğitimin değil, aynı zamanda okul öncesi ve aile içi eğitimin de önemi birçok grup tarafından gündeme getirildi ve bunları teşvik edici yöntemler tartışıldı.

Her türlü eğitime erişimi engelleyen faktör olarak dil yetersizliği ve dil eğitimine erişim bariyerleri tartışmaların odak noktası oldu. Bu sorunun çözümü adına dil kurslarının arttırılması, kursların içeriğinin standart hale getirilmesi, bunun için gerekli materyallerin ve müfredatın geliştirilmesi, farklı kurumlardan alınan sertifikaların geçerliliğinin gözden geçirilmesi ve öğretmenlerin eğitilmesi konuları vurgulandı. Bu gibi kurslara katılımı arttırmak için ise kursların ücretsiz olmasının ve katılımın devlet tarafından maddi olarak teşvik edilmesinin gerekliliği savunuldu.

Uyum konusunda özellikle karşılıklı uyum oluşturmanın önemi üzerinde durularak kültürlerarası sosyal, sportif ve sanatsal aktivitelerin yaygınlaştırılması ön plana çıkan önerilerden biri oldu. Bu noktada özellikle ayrıştırıcı ortamların yerine, gerek eğitim, gerek yerleşim alanında, Suriyeli ve yerli çocukların ve gençlerin bir araya gelebileceği ortak alanların ve aktivitelerin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bu gibi alan ve aktiviteler uyuma katkıda bulunduğu gibi, aynı zamanda gençlerin kişisel ve psikososyal gelişimleri yönünde de oldukça etkili olacaktır.

Son olarak, çocuk evlilikleri ve çocuk işçiliği hem eğitim hem de gençlik gruplarında ön plana çıkan ve tartışılan önemli sorunlardan biri oldu. Bu sorunun çözülmesi adına toplumsal cinsiyet çalışmalarının ve farkındalığın arttırılması gerektiğinin altı çizildi. Bu bağlamda ebeveynlerin, eğitmenlerin ve öğretmenlerin çocuk yaşta evlenmenin getirmiş olduğu fiziksel ve psikolojik zararlar konusunda aydınlatılmalarının, ve çocuk evliliklerin yasal yaptırımları ile alakalı bilgilendirilmelerinin aciliyeti vurgulandı. Aynı şekilde, çocuk işçiliğinin önlenmesi için de ailelerin bilgilendirilmesinin ve çocuklarının çalışmak yerine okula göndermelerine yönelik teşvik modellerinin arttırılmasının gerekliliğinin altı çizildi. Çocuk işçiliğini önleyici yöntemler arasında E-Okul sistemi ile entegre çalışan “çocuk işçiliği takip” gibi sistemlerin oluşturulması da tarışılan konular arasında yerini aldı.

BAUMUS adına bu çalıştaya yönetim kurulu üyelerinden Yrd.Doç. Dr. Arzu Karakulak katılım sağladı. Yüksek katılıma ulaşan bu çalıştayın en avantajlı tarafı, heterojen bir katılımcı yapısına sahip olmasıydı. Bu çalıştay sayesinde hem konuyla ilgili araştırmacılar ve akademisyenler, hem sahada aktif hizmet veren STK temsilcileri ve eğitimciler bir araya gelip tecrübelerini paylaşma fırsatına sahip oldular. En çok eleştirilen nokta ise bu çalıştaya katılan Suriyeli genç sayısının çok kısıtlı olmasıydı. Bu bağlamda ileride düzenlenecek olan benzer organizasyonlar için bu sorunlar ile birebir karşı karşıya gelen Suriyeli katılımcıların arttırılmasının ve karşılaştıkları sorunları doğrudan kendilerinden dinlemenin gereksinimi çokça ifade edildi.

Etkinlik Görüntüle